Afganistan’da yüzyıllar öncesine dayanan “paylaşım sofraları” geleneği hala yaşatılıyor

Afganistan’da geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan ramazan ayının “paylaşım sofraları” geleneği sürdürülüyor.

Ülkenin batısındaki Horasan’ın beşiği olarak bilinen tarihi kent Herat’ın neredeyse tüm camilerinde yaşatılan bu geleneğin geçmişi Timurlular dönemine kadar dayanıyor.

Adı geçmişte “komşu tabağı” olarak bilinirken daha sonra “paylaşım sofraları” olarak değiştirilen bu gelenek sayesinde, ramazan ayının başlamasıyla her camide birer sofra kuruluyor ve iftar yaklaşınca ekonomik durumu iyi olanlar evlerinde hazırladıkları yemekleri camiye getirerek yoksullarla paylaşıyor.

Böylece hem yoksulların karnı doyuyor hem birlik ve beraberlik mesajı veriliyor.

İftarda paylaşılan yemeklerin başında pilav, AŞ ve çorba geliyor.

“Paylaşmayı, birliği ve beraberliği simgeliyor”

Afganistan Tarihi Eserleri Koruma Kurumu Herat İl Başkanı Zulmey Safa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “komşu tabağı” ya da diğer adıyla “paylaşım sofraları” geleneğinin İslamiyet öncesi Ariyayiler dönemine kadar uzandığını ancak ramazan iftarlarında bunun Türk hükümdarı Timur dönemine ait bir gelenek olduğunu ve yüzyıllardır Herat’ta yaşatıldığını söyledi.

Bu geleneğin amacının, maddi imkanı olmayanlarla iftarını paylaşmak olduğunu ifade eden Safa, “Herat’ın Timurlulara başkentlik yaptığı dönemlerden günümüze kadar ulaşan bu gelenekle camiye gelen herkesin karnı doyuyor. Bu da paylaşmayı, birliği ve beraberliği simgeliyor.” dedi.

Böyle bir tarihi geleneğin yıllardır Herat’ta yaşatılmasının önemli olduğunu kaydeden Safa, “Evinde iftar verince sadece davet ettiğin arkadaşların geliyor. Bu şekilde camiye getirip iftar verdiğinde ise tanıdığın ve tanımadığın herkes yiyor. Bu hem dini açıdan hem insani açıdan önemli bir yer tutuyor.” diye konuştu.

Herat sakini Sayed Abdul Resul Kureyşi de kendini bildi bileli camilerde her ramazanda “birlik sofralarının” kurulduğunu ve zengin ile fakirin aynı sofrada beraber iftar yaptığını belirtti.

Herat halkının ecdadının geleneğini onurla yaşattığını dile getiren Kureyşi, “Bizler de durumumuz iyi olduğu zamanlarda evde çorba ya da tatlı yaparak camiye getiriyoruz. İmkanlarımız el vermediği zamanlarda ise sadece kendimiz camiye gelip başkalarının getirdiği yemeklerden yiyoruz. Bu paylaşım çok iyi bir gelenek.” ifadelerini kullandı.

Bu gelenek bir dayanışma göstergesi

Herat’taki Hafızci Habibullah Camisi imamı Muhammed Zubeyir Fazli da “Benim imam olduğum bu caminin tarihi 200 yıldan fazla. Köydeki büyüklerin anlattığına göre, bu gelenek yüzyıllardır bu camide yaşatılıyor. Böylece köy halkı arasında dayanışma sergileniyor.” dedi.

Sadece kendi köylerindeki halkın değil başka köylerdeki yoksul kişiler ve dilencilerin de bu sofrada toplandığını belirten Fazli, herkes kendi imkanı kadar yemek, tatlı veya meyve getirip halkla paylaştığı için bu geleneğin adının “paylaşım sofraları” olarak anıldığını söyledi.

Herat sakinlerinden Ahmet Aka Salihi de Timurlulardan günümüze ulaşan bu gelenek sayesinde köy halkının tek sofra başında toplandığını ve bunun ayrı bir güzellik teşkil ettiğini dile getirdi.

Kendisinin her sene camiye iftar için AŞ hazırlayıp götürdüğünü ifade eden Salihi, bazen de camide sadece hurma veya tatlı ikram ettiğini belirtti.

Salihi, “Bu yıl çoğu kişinin ekonomik durumu kötü olduğu için camiye yemek getiremiyor. Zengin insanların getirdiği yemekleri paylaşıyorlar. Bazıları da yemek yerine sadece ekmek ya da hurma getiriyor.” dedi.

Timurluların başkenti Herat

Timur İmparatorluğu’na 1405–1507 yıllarında başkentlik yapan kentte hala dönemin izlerini ve birçok geleneğini görmek mümkün.

“Paylaşım sofraları” geleneği de Timurlulardan bugüne kadar Heratlılar tarafından yaşatılan geleneklerden biri.

Rivayetlere göre, Timur hükümdarları zengin ile yoksulun ramazan ayında aynı yemeği yemesi, aynı sofrayı paylaşması ve halkın paylaşmayı adet edinmesi için bu geleneği özellikle Herat vilayetinde yaygınlaştırmıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir